Bugun...


ALİ KILIÇ

facebook-paylas
​Hz. Ömer’i Örnek Verip “Turist Ömer” Gibi Yönetmek!
Tarih: 22-10-2026 22:30:00 Güncelleme: 22-10-2026 22:30:00


Siyasette kelimeler ucuz, nutuklar bedavadır. Meydanlarda kürsüye çıkıp dini ve milli değerler üzerinden adalet vaadinde bulunmak kolaydır. Ancak sıra iktidar dengelerine, koltuk sevdasına ve somut icraata geldiğinde ilkelerin rafa kaldırılması, toplumun vicdanını kanatan en büyük çelişkidir.
​Siyasi söylemler ile pratik uygulamalar arasındaki bu derin uçurum, kamuoyunda haklı bir güven bunalımına yol açıyor. Kendi duruşunu sorgulamak yerine dış politikadan iç siyasete kadar her alanda çifte standartlı algı yönetimlerine sığınmak, ne yazık ki siyaset kurumunun en yıpratıcı alışkanlığı haline gelmiştir.
​Oysa tarih; gösterişli nutuk atanları değil, sözünün arkasında duran ve saraylardan ziyade adalet inşa eden gerçek liderleri yazar.
​Bir Adalet Abidesi: Ömer bin Abdülaziz
​Bundan 1300 yılı aşkın bir süre önce; sınırları Fransa içlerinden Horasan’a, Buhara’dan Akdeniz’e uzanan 24 devasa eyaleti ve devasa bir coğrafyayı yöneten bir devlet adamı vardı: Ömer bin Abdülaziz.
​Kendisini halifeliğe taşıyan vasiyet açıklandığında o koltuğa oturmayı reddetmiş; "Milletin rızası olmadan bu yükü üstlenemem" diyerek iradeyi halka bırakmak istemişti. Sorumluluk ve vebal hatırlatılarak görevi kabul ettiğinde ise ilk işi şatafatlı saray yaşamını elinin tersiyle itmek ve yakın çevresinin ayrıcalıklarını kesmek oldu.
​Halifeliğe geçer geçmez şahsi servetini devlete bağışladı. Eşine tek bir şart koştu:
​"Ahirette de seninle olmak istiyorum; tüm zenginliğini beytülmale (devlet hazinesine) bağışlayacaksın ya da yollarımızı ayıracağız."
​Ayrıcalıklı sınıfların devlete ve milletin rızkına yük olan tüm imtiyazlarını iptal etti. Yöneticilerine ise değişmez tek bir ilke koydu: “Ne ticarete bulaşacaksınız ne de hediye kabul edeceksiniz!”
​Çünkü o çok iyi biliyordu ki; yönetici ticarete girerse halkına rakip olur, hediye kabul ederse tarafsızlığını ve iradesini kaybeder. Sadece 2,5 yıl süren bu mutlak adaletin neticesinde, koskoca imparatorlukta sosyal adalet sağlandı ve yoksulluk neredeyse yok oldu.
​Söylemde Hz. Ömer, İcraatta Turist Ömer!
​Şimdi dönüp genel siyaset ve idare anlayışına bakalım... Meydanlarda Hz. Ömer’in adaletinden, dürüstlükten, milli ve manevi değerlerden dem vuranlar, sıra icraata ve sorumluluk almaya gelince adeta birer "Turist Ömer" edasıyla hareket ediyor; ciddiyetten uzak, sorumluluk üstlenmeyen bir tavır sergileyebiliyorlar.
​Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik: Şehirleri imar ederken kamu yararı yerine rant odaklı anlayışların öne çıkması, kamu kaynaklarının kullanımı konusundaki soru işaretleri ve denetim eksiklikleri kamuoyunu derinden rahatsız etmektedir.
​Zihni Tırmalayan O Devasa Soru
​Son dönemde kamuoyunu sarsan fon skandalları, milyar dolarların yurt dışına çıkarıldığına veya şüpheli çarklarda eritildiğine dair iddialar ortada dururken; bu tablonun üzerine sünger çekilmek istenmesi vicdanları sızlatmaktadır. Diyanet'in fondaki parasından, milyar dolarların 6 ay gibi kısa bir sürede yurt dışına kaçırıldığı iddialarına kadar halk çarşıda, pazarda, kahvede ve esnaf muhabbetinde sadece bunları konuşuyor. "Bakanların kulağına 'al' ya da 'sat' diye fısıldayanlar kimler, bu çete neden ortaya çıkarılmıyor?" soruları cevapsız bekliyor. Millet, gündemin değiştirilip bu konuların unutturulmasını istemiyor; ivedi ve somut adımlar bekliyor.
​Sormak gerekir: Dar gelirli vatandaştan üç kuruşun vergisini kuruşu kuruşuna takip eden devlet aklı; milyarlarca dolarlık bu kaynak trafiği karşısında kör ve sağır kalabilir mi? Şeffaf ve derinlemesine bir denetim yapılmadan bu milletin aklı da vicdanı da asla ikna olmayacaktır.
​Aynı şekilde; uluslararası alanda bir yandan mazlumların yanında yer alındığını söyleyip, diğer yandan küresel güç odaklarıyla yapılan çelişkili hamleler, söylem ile eylem arasındaki uyumsuzluğu açıkça gözler önüne sermektedir.
​Hukukta Adalet ve Eşitlik İlkesi
​Toplumsal barışı ve kamu vicdanını ayakta tutan en temel unsur, hukukun herkese eşit mesafede uygulanmasıdır.
​Yargı süreçlerinin veya idari denetimlerin siyasi duruşa göre farklı işlediği izlenimi dahi adalet duygusuna büyük zarar verir. Bir tarafa yönelik incelemeler en sert şekilde yürütülürken, diğer taraftaki iddia ve aksaklıklara karşı hoşgörülü veya esnek yaklaşılması, toplumda "Hukuk siyasetin aracı mı oluyor?" sorusunu doğurur.
​Oysa hukukun üstünlüğü; güce, konuma veya siyasi yakınlığa bakılmaksızın ilkelerin eksiksiz uygulanmasını gerektirir. Kanunlar bir terbiye ya da baskı aracı değil, herkesin sığınacağı güvenli bir liman olmak zorundadır.
​Tarihin ve İrfanın Unutulmaz İkazları
​Adalet anlayışını ilkeleriyle değil, sadece söylemleriyle savunanların şu tarihi dersleri ve ilkeleri hatırlaması gerekir.
​Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sorumluluk taşıyan idarecileri şöyle uyarmıştır:
​"Yönettikleri insanlara hile yapan, onları aldatan idareciye Allah cenneti haram kılar."
(Buhârî, Ahkâm, 8)
​Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığın ancak güçlü ve kendi kendine yeten bir ekonomiyle mümkün olduğunu vurgularken; Cemil Meriç, tarafsızlığın ve milli duruşun önemine dikkat çekmiştir.
​Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ün Siyasetname’deki şu sarsıcı uyarısı ise devlet yöneten her anlayışın kulağına küpe olmalıdır:
​"Devlet küfür ile devam edebilir, ama zulüm ve adaletsizlik ile asla devam edemez!"
​Akıl, Bilim ve Vicdan Çağrısı
​Eğer bir yönetim anlayışında liyakat yerini menfaate, şeffaflık yerini belirsizliğe bırakmışsa; orada ne sürdürülebilir bir kalkınmadan ne de gerçek bir adaletten bahsedilebilir. Kendi kaynaklarını etkin kullanamayan ve ilkelere dayanmayan politikalar uzun vadede topluma ağır yükler getirir.
​Ömer bin Abdülaziz, kısıtlı imkânlarla adalet dağıtarak devletine güven inşa etti. Bugünün idarecilerinin ise eldeki büyük imkânları ve yetkileri adalet, liyakat ve şeffaflıkla yönetmesi; gelecek nesillere borç değil, güvenli bir gelecek bırakması gerekir.
​Hz. Ömer’i örnek gösterip icraatta "Turist Ömer" gibi sorumluluktan uzak davrananlara hatırlatmak gerekir:
​Tarih ve toplum, yöneticileri attıkları süslü nutuklarla değil; bıraktıkları adalet mirasıyla, şeffaflıkla ve halkın refahı için attıkları somut adımlarla anacaktır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
nöbetçi eczaneler
YAZARLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI