Bugun...


ALİ KILIÇ

facebook-paylas
Belediye Şirket İşçisi: "Modern Taşeron"un Yeni Adı mı?
Tarih: 30-03-2026 11:48:00 Güncelleme: 30-03-2026 11:48:00


​Belediyeler, bir şehrin kalbidir.

O kalbin her atışında; temizlikten zabıtaya, güvenlikten fen işlerine, park bahçelerden büro personeline kadar binlerce emekçinin alın teri ve göz nuru vardır.

Yıllarca "Taşerona müjde, kadro geliyor!" sloganlarıyla umutlandırılan bu kitle, bugün gelinen noktada kendisini maalesef "kandırılmış" hissetmektedir.

"Kadro" vaadiyle çıkılan yolun sonunda işçiler, belediye şirket personeli statüsüne hapsedilmiştir.

Tabeladaki isim değişmiş olsa da, işçinin sırtındaki yük ve maruz kaldığı adaletsizlik yerli yerinde durmaktadır.

​ 1. "Eşit İş" Var, "Eşit Ücret" Nerede? 

​Sosyal adaletin temel direği olan "eşit işe eşit ücret" ilkesi, belediyelerde maalesef karşılık bulamamaktadır.

Aynı çöp kamyonunun arkasında ter döken veya aynı büroda yan yana dosya tanzim eden iki personeli düşünün: Biri eski kadrolu işçi veya memur, diğeri ise "şirket personeli". Yaptıkları iş ve üstlendikleri sorumluluk birebir aynıyken, ay sonu bankamatik önünde karşılaşılan ücret uçurumu vicdanları sızlatmaktadır.

Anayasamızdaki "Ücrette Adalet" ilkesi, belediye şirketleri söz konusu olduğunda ne yazık ki sınıfta kalmaktadır.

2. Tayin Hakkı ve Parçalanan Aileler 

Bir devlet memurunun veya 4/D statüsündeki bir işçinin mazeret tayini hakkı anayasal bir güvenceyken, belediye şirket işçisi adeta "çakılı kadro" gibi çalışmaya zorlanmaktadır.

Eşi veya çocuğu başka şehirde olan emekçiler, işini kaybetme korkusuyla aile birliğinden feragat etmek zorunda bırakılmaktadır.

Sosyal devlet ilkesi, bir işçiyi ekmeği ile ailesi arasında tercih yapmaya zorlamamalı; aile bütünlüğünü korumalıdır.

3. İlave Tediye (İkramiye) Mağduriyeti 

​6772 sayılı kanun uyarınca, kamu işçilerine yılda 52 günlük ilave tediye (ikramiye) ödenmektedir. Ancak belediye şirketlerinde çalışan işçiler bu haktan mahrum bırakılmaktadır.

Eğer bu çalışanlar belediyenin asli işlerini yürütüyorsa, neden kamu işçisinin sahip olduğu bu temel haktan yararlanamıyorlar?

Bu ayrımcılık, iş barışını zedeleyen en büyük unsurlardan biridir.

4. Liyakat ve Görevde Yükselme Engeli 

​Belediyelerde yıllarca emek vermiş, kurumun işleyişine hâkim olmuş ve tecrübe kazanmış bir şirket personeli, liyakatli olsa dahi görevde yükselemez, unvan değişikliği yapamaz.

Bu durum hem çalışanın motivasyonunu kırmakta hem de belediyelerin kurumsal hafızasını zayıflatmaktadır.

Kariyer basamaklarının kapalı olması, emeğin ve bilginin yok sayılması demektir.

​Çözüm Önerimiz: Koşulsuz ve Gerçek Kadro

​Belediye şirket işçilerinin yaşadığı bu kronik sorunların çözümü nettir:

​Belediyelerde en az 10 yıl kesintisiz hizmeti olan tüm şirket personelleri, liyakatleri ve sadakatleri tescillenmiş sayılmalı; sınavsız ve şartsız olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına alınmalıdır.

On yılını halka hizmete adamış birinin iş güvencesi artık tartışma konusu olmaktan çıkarılmalıdır.

Sonuç: Üvey Evlat Muamelesine Son Verilmeli

Alt gelir grubunun ve asgari ücret kıskacında yaşayan emekçinin hakkını savunmak sadece bir siyaset meselesi değil, her şeyden önce bir insanlık borcudur.

Belediye şirket işçisinin, belediyenin "öz evladı" olduğu unutulmamalıdır.

Seçim dönemlerinde kıymeti anlaşılan ancak sonrasında "üvey evlat" muamelesi gören bu kitle, amasız ve fakatsız tam kadroya kavuşturulmalıdır.

Gelin, bu adaletsizliğe hep birlikte son verelim. Çünkü biliyoruz ki; işçinin yüzü gülmedikçe, o şehrin sokakları asla gerçek anlamda aydınlanmaz.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
nöbetçi eczaneler
YAZARLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI