Bundan tam 24 yıl önce, bu aziz millet büyük bir umutla ve sarsılmaz bir güvenle mühürünü bastı, yetkiyi tek elden yönetmeniz için size teslim etti.
Milletin beklentisi netti: Kökü mazide olan, Türk-İslam ahlakı ve faziletiyle bezenmiş güçlü bir gelecek inşa etmek. Ancak bugün geldiğimiz noktada, acı bir gerçekle karşı karşıyayız.
Altyapı yatırımları, köprüler, yollar yükselirken; toplumun en küçük ama en hayati birimi olan "Aile" kalemiz içeriden fethediliyor, yıkılıyor.
Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız, mayıs ayının son haftasını "Milli Aile Haftası" ilan etti ve beş stratejik önceliği sıraladı: Ailenin korunması, evliliğin teşviki, doğurganlığın artırılması, nitelikli gençlik ve kırsal kalkınma. Kağıt üzerinde her biri altına imza atılacak kadar doğru maddeler. Ancak sormak gerekmez mi; bu stratejiler hangi zeminde hayat bulacak?
Ekranlar Zehir Saçarken Aile Nasıl Korunacak?
Bir yanda "Milli Aile" diyoruz, diğer yanda RTÜK’ün sessiz bakışları altında; zinayı "yasak aşk" adı altında pazarlayan dizilere, gençliğin şehvet ve yalan labirentinde kaybolmasına neden olan kliplere yol veriyoruz. Esra Erol ve Müge Anlı gibi programlarda aile içi mahremiyetin çarşaf çarşaf ortaya dökülmesi, en ağır ahlaksızlıkların "sıradan olaylar" gibi izletilmesi toplumun sinir uçlarını köreltti.
Bu yayınlara neden dur denilmiyor? Zehri tatlı diye millete yutturan bu düzene neden engel olunmuyor?
Batı'nın Elbisesi Bu Millete Dar Geliyor!
Avrupa Birliği uyum yasaları altında çıkarılan, aile yapımızı adeta dinamitleyen 6284 gibi düzenlemelerle aile kurtulmaz; aksine parçalanır. Türk-İslam ruhuna aykırı, ithal yasalarla milli bir aile yapısı inşa edilemez.
Geçmişin yanlışlarını doğrularıyla düzeltmek için 24 yıl az bir süre miydi? Alt yapısını dahi oluşturmadığınız bir manevi kalkınma, sadece süslü sözlerden ibaret kalmaya mahkumdur.
Sözde Değil, Özde İcraat Vakti!
Ecdadımız Şeyh Edebali, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" demişti. İnsanı yaşatmak sadece karnını doyurmak değil, ruhunu ve ahlakını muhafaza etmektir.
Aliya İzzetbegoviç’in uyarısını unutmayalım: "Savaş, ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir." Biz bugün yasalarımızla, medya düzenimizle ve eğitim sistemimizle kime benziyoruz?
Sayın Cumhurbaşkanım, millet size mühürü "muhalefet gibi konuşmanız" için değil, muktedir olarak bu çürümüşlüğe "dur" demeniz için verdi.
Gelecek seçimleri kurtarmak adına değil, gelecek nesilleri kurtarmak adına radikal kararlar alınmalıdır. Zararın neresinden dönülürse kardır.
Milli Aile Haftası kutlu olsun; ancak bu kutlama törenlerle değil, ekranlardaki rezaleti bitirerek, eğitimi aslına döndürerek ve aileyi batı dayatmalarından kurtararak gerçek bir bayrama dönüşsün.
Çünkü mühür sizde, mesuliyet üzerinizdedir!
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|